10 Mayıs 2008 Cumartesi

BENİ SEVİYORMUSUN?


Hz. Aişe, Peygamberimizle (asm) yeni evlenmişti.
Eşinin kendisini sevip sevmediğini merak etmekteydi ya da kendisini ne kadar ve nasıl sevdiğini…
Hz. Aişe bu düşüncesini Peygamber Efendimizle (asm) konuşmadan edemedi.
“Ey Allah’ın Resulü (asm), beni seviyor musun?”
“Evet, Ya Aişe, tabi seviyorum!”
Hz. Aişe dahasını da merak ediyordu, acaba nasıl seviyordu? Hemen sordu:
“Beni nasıl seviyorsun?”
Peygamberimiz (asm) sevgi şeklini tanımladı eşine:
“Kördüğüm gibi.”
Bu cevap Hz. Aişe’yi çok sevindirdi, çünkü kördüğüm açılamazdı.
Açılmayan, bitmeyen sırlı bir sevgi demekti.
Alacağı cevap onu çok mutlu ettiği için, Hz. Aişe sık sık sorardı:
“Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne âlemde?”
Peygamberimiz (asm), Hz. Aişe’yi memnun eden cevabı verirdi her defasında:
“İlk günkü gibi…”(alıntı)

9 Mayıs 2008 Cuma

ANNELER GÜNÜNE ÖZEL

Anneler günü yaklaştı.Gelenek halini almış olan anneler gününün tüm annelere sevgi saygı hoş görü getirmesi dilegiyle.(Lütfen bu yazılanlar bu güne mahsus olmasın.) Hayat boyu onlar baş tacımız olsunlar. İnanın zaman çok çabuk akıp gidiyor, giden zaman geri gelmiyor. Sevdiklerimizle geçirdiğimiz günlerin kıymetini bilmek dileğiyle.Tüm Annelerin anneler günü kutlu olsun.( sevgiyle kalın)
KORKUYORUM
Hava soğuk esiyor;
Üşüyorum ben anne!
Kuru ayaz kesiyor;
Düşüyorum ben anne!
Nasıl yaşadım dünü,
Acı dolu bugünü,
Dünyanın gam yükünü
Taşıyorum ben anne!
Senin yorganın kardan,
Benimki bulutlardan,
Korkuyorum kurtlardan,
Koşuyorum ben anne!
Zalimler zulmediyor,
Herkes 'banane' diyor,
Dünya nereye gidiyor?
Şaşıyorum ben anne!
Hayat ne zormuş meğer,
Kimse vermiyor değer,
Yaşamak buysa eğer,
Yaşıyorum ben anne!



7 Mayıs 2008 Çarşamba

DOST OLABİLDİĞİM


Dostum... İçimi kapkara bulutlar kapladığında, başımı omzuna yaslayabileceğim
Onun içindeki kara bulutlar yüreğini kararttığında, başını omzuma yaslayabilecek…
Dostum... Bir bardak çayın... Veya bir fincan kahvenin içimi süresince, "gönül ne kahve ister, ne kahvehane" "gönül bir dost ister, kahve bahane..." diyen satırları hatırlayıp...

Hayatın minicik bir parçasını paylaşabildiğim…
Dostum... Bazen aynı "walkman”de bir şarkıyı, bir türküyü; bazen internetin sanal evreninde... Bir kaç satır fıkrayı, şiiri... Kokusunu alamasak bile, sanal bir gülü... paylaştığımız ….
İnsan olduğu için sevdiğim... ve beni insan olduğum için seven insandır…dostumdur…
Dost olabildiğim ve dostum olanlara

(alıntı)

3 Mayıs 2008 Cumartesi

BİR ÖNERİ


Sevgili Gül Bahçesinin gülleri sizlere okuyup bitirdiğim ve çok beğendiğim bir kitap önermek istiyorum.Kendiniz okuyun ve çevrenizdekilerede önerin.Kitab’ın başlığını okuyunca çok meraklandım ve büyük bir sabırsızlıkla bitirdim.Kitab’ın arka sayfasındaki tanıtım yazısını aktarıyorum.
. KENDİNİ ARAYAN ADAM (Bir arayışın romanı)
Bir sonbahar günü Kayseri’den otobüse binmişti.Bir ideoloji uğruna geçen altmış yıllık hayatı, otobüs yolculuğunda tanıştığı genç öğretmenin anlattıklarıyla birden alt üst oldu
. Bir yolcuyla yaptığı konuşmanın hayatını bu kadar değiştireceğini nerden bilebilirdi?
Sabaha kadar devam eden sohbetin sonunda o artık bambaşka bir insandı.
Neler konuştular, bir insanı bu kadar derinden etkileyebilecek konular nelerdi?
Bu gerçek hayat hikayesinin sonu nereye vardı?
Halit Ertuğrul’un 300,000 satan ve altı dile tercüme edilen kitabı,sizinde hayatınızda yeni sayfalar açacak.(Sevgiyle kalın)

1 Mayıs 2008 Perşembe

AYNADA Kİ BEN!!!


Önce yeni bir sayfa açmak istiyor..
Zihnimden tüm olumsuz anıları silmek
Hiç ağlamamış,,hüzünlenmemiş
Hissetmek istiyorum kendimi…

Sonra geçmek istiyorum aynanın karşısına
Daha sonra anlıyorum;
Yaptığım hataları zihnimde yok etsem de,
Bedenimin de yaptığım hataların aynası olduğunu.
(küçük kızım;BEYZA GÜRBÜZ)

DUA, DERİN SÖZLERDİR


Dua, kendimiz hakkında söyleyebileceğimiz en derin sözlerdir. Böyleyken en anlaşılır, apaçık… Gizli günahlarımız, içimizi yakan pişmanlıklar, kopkoyu korkularımız, acılarımız, kanayan kapanmayan yaralarımız dualarımızdadır. Neye muhtaçsak, onlar dualarımızdadır. Ümitlerimiz, isteklerimiz, sevdiklerimiz… Merhamete, muhabbete, esirgenmeye ve bağışlanmaya duyduğumuz iştiyakla, biz dualarımızdayız.
Kim olduğumuzun doğrusunu dualarımız söyler.
Dualarımızda yalan söylemeyiz. Kendimizi aldatmayız. Zayıflığımızdan, acizliğimizden utanmayız. Sırlarımızı, sıkıntılarımızı, dertlerimizi avuçlarımız gibi semaya açmaktan çekinmeyiz.
Kendimizi dualarımızla tanırız. En çok nelere değer verdiğimizi, hayatlarımızda en çok nelerin önemli olduğunu, nasıl yaşadığımızı ve nasıl yaşamak istediğimizi dualarımızla anlarız.
Hayatımız, dualarımızdadır.
…
Dünya, dualarla yazılan sayfalardır. Duanın dilini bilmeyenler, çiçeklerin dualarının renkleriyle açtığını bilmiyorlar. Ağaçların, dualarının meyvelerini verdiğini… Suların dualarıyla aktığını, duaları gibi aktığını… Tohumların dualarıyla çatladığını… Rüzgârların duaları gibi ılık, duaları gibi serin, duaları gibi güçlü estiğini… Yeryüzünü böylesine şenlendiren canlılığın dualar olduğunu bilmiyorlar.
Duanın dilini bilmeyenler, dünyanın dilini de bilmiyorlar. Ne onlar dünyayı anlıyorlar, ne de dünya onlara kulak veriyor. Onlar için dünya, savaşılacak bir şey. Dünya, bütün dehşetiyle üzerlerine saldırıyor ve onlar, dünyayı bir savaş meydanına çeviriyorlar. ‹stediklerini zorla, güç kullanarak elde edeceklerini sanıyorlar. Dünya, onlara aldırmıyor. Dünya, korkularını çoğaltıyor. Dünya, sevdikleri her şeyi tek tek ellerinden alıyor. Savaşarak kazandıklarına inandıkları şeylerin eliyle dünya onlara tekrar tekrar saldırıyor. Arkasına saklandıkları ne varsa güçsüzlüklerini ve yaşadıkları hayatın saçmalığını teşhir ediyor.
Hayatlarında eksik olanın boşluğunu ağır bir yük gibi her yere taşıyorlar, ama onun ne olduğunu söyleyemiyorlar. Giderek, hayatları eksik olanın boşluğunda yitiyor. Acı çekerken hayattan yoksunlar. Çılgıncasına mutluyken hayattan yoksunlar. Hayattan yoksunlar, çünkü hayatları duadan yoksun. Acılarını ve sevinçlerini, kederlerini ve mutluluklarını duaya taşıyamıyorlar. Yaşamayı seviyorlar, ama hayatlarının anlamı hakkında düşünmekten hoşlanmıyorlar. Yaşıyorlar, ama niçin yaşadıklarını kendilerine sormuyorlar.
Duanın dilini bilmeyenler, hayatla aynı dili konuşmuyorlar.
Dua ederken, hayatla aynı dili konuşuruz. Hayatın güzelliği, anlamından ayrı değildir. Hayatın anlamı dualarımızdadır.
Her şeyin herkese yakışmadığı şu dünyada, duanın herkese yakışması bundandır.
Kral da dua eder, köle de… Duası krala diz çöktürür; köle, duasıyla özgürleşir. Kölenin duası, kralın duasından değersiz değildir. Kral da, köle de Allah’ın kuludur.
Kim olduğumuzu dualarımız söyler: Kul olduğumuzu…
(sedat turan)

PEYGAMBERİMİZ(s.a.v)DUALARINDAN


“Ey, Rabbim! Gayb ilminle ve halk üzerine kudretinle, hayatı benim için hayırlı gördükçe beni yaşat, ölü­mü benim için hayırlı gördüğün zaman da beni vefât ettir.
Ey Rabbim! Gizlide ve açıkda senden haşyetini istiyorum.
Rızâ hâlinde de, gadab hâlinde de ihlâs sözünden ayırmamanı istiyorum, fakirlikte de zenginlikte de i’tidâlden ayırmamanı istiyorum.
Senden tükenmez bir ni’met, kesilmez bir göz ferahlığı (yüzde açıkça görülen neş’e ve huzûr) istiyorum.
Senden beni kazâna râzı kılmanı, ölümden sonra yaşamanın serinliğini istiyorum.
Senden yüzüne bakmanın lezzetini; sana kavuşmanın şevkini istiyorum.
Bütün bunları zarar vericinin zararından, sapdırıcı bir fitneden uzak olarak vermeni istiyorum. Ey Rabbim! Bizi îmân zîynetiyle süsle, bizi doğru yolda olan hidâyet rehberleri kıl.” (7)
***
Allahim kalp katiligindan, gafletten, fakirlikten, zilletten ve miskinlikten sana siginirim. Kufurden, fisktan, muhalefet edip dusmanlik cikarmaktan, baskalari duysun ve gorsun diye birsey yapmaktan da sana siginirim
***
Allahim, fayda vermeyen ilimden, urpermeyen kalpten, doymayan nefisten, ve icabet edilmeyen duadan, acliktan, hiyanetten, tembellikten, korkakliktan, cimriliten, kocamaktan, deccalin fitnesinden, kabir azabindan, hayatin ve olumun fitnesinden sana siginirim.
***
Allahim, isledigim ve islemedigim amellerin serrinden, bildigim ve bilmedigim seylerin serrinden sana siginirim. Allahim, huylarin, amellerin, arzularin ve hastaliklarin kotulerinden de sana siginirim.
***
Allahim, gucumun zayifligini, caremin azligini ve insanlarca onemsenmeyisimi sana sikayet ediyorum. Allahim nefsime takva bahseyle ve onu temizle.
***
Allahim, beni seni cok zikreden, sana cok sukreden, senden cok korkan, sana cok itaat eden, sana karsi cok husu ve saygiyla dopdolu olan, ah-u efgan edip dua dua yalvaran ve durmadan sana teveccuh eden bir insan eyle.
***
Allahim, bana kendimi bulmayi ilham et, beni nefsimin serrinden koru.
***
Allahim, senden tertemiz bir hayat, dosdogru bir olum, rezil etmeyen ve ayiplari sayip dokmeyen bir donus istiyorum.
***
Allahim, beni cok sabreden, cok sukreden bir kul eyle, beni kendi gozumde kucuk fakat insanlarin gozunde buyuk yap.
***
Ya rabbi beni bagisla, bana merhamet eyle ve beni en dogru yola hidayet eyle.
***
(Alıntı)